Share on facebook
Share on twitter
Share on email
Share on whatsapp

Dünyada Sera Gazı Kullanımı

Kaan Eroğuz

Sanayi devriminden itibaren başlayan ve yüzyıllar boyunca artarak devam eden endüstrileşmenin günümüzde insanlığı tehdit eden boyutlara ulaştığı görülüyor. İklim ve çevre krizi olarak adlandırılan ve Birleşmiş Milletler başta olmak üzere uluslararası örgütlerden çeşitli ulus devletlerin bakanlık düzeyindeki üst organlarına kadar kurulan kimi ilgili yapılanmalar bu tehlikenin günümüzdeki boyutlarını daha iyi anlamamızı sağlamakta. Uluslararası alanda alınan bazı bağlayıcı kararlar iklim ve çevre krizinin olumsuz etkilerini azaltmaya veya ortadan kaldırmaya dönük önemli adımlar olsa da çevre krizi bugün dünyayı tehdit eden küresel ölçekli sorunların başında geliyor.

Çevre ve iklim krizini tetikleyen en önemli unsurların başında dünya ölçeğinde yaygınlaşan sera gazı kullanımı geliyor. Sera gazları; iklim değişikliğinde doğrudan etkileri olan yedi gazın toplamından oluşuyor. Bu gazlar; karbondioksit, metan, nitröz oksit, kloroflorokarbonlar, hidroflorokarbonlar, perflorokarbonlar, kükürt hekzaflorür ve nitrojen triflorür olarak biliniyor. İçinde barındırdığı kimyasallarla iklim ve çevre krizini tetikleyen sera gazlarının kullanımını sınırlandırmaya dair uluslararası alanda çeşitli caydırıcı kararlar alınmasına rağmen kullanımının halen tehlikeli oranlarda seyrettiği görülüyor.

OECD’nin son açıkladığı veriler, dünyada ülkelerin kişi başına düşen sera gazı kullanımının seyrine dair önemli bilgiler edinmemizi sağlıyor. OECD’nin açıkladığı bu verilere göre, Avustralya 20.5 oranıyla dünyada en fazla sera gazının tüketildiği ülke konumunda. Avustralya’yı 18.2 oranıyla ABD takip ediyor. Uluslararası kurumlarda önemli nüfusa sahip olan ve az gelişmiş ülkelere iklim krizi çerçevesinde çeşitli yaptırımlar uygulanmasında ısrar eden ABD’nin dünyada kişi başına düşen sera gazı kullanımında ikinci sırada yer alması önemli bir veri olarak kayda geçirilebilir. İkinci sırada yer alan ABD’yi sırayla; 17.7 oranıyla üçüncü sırada Kanada, 15.5 oranıyla dördüncü sırada Yeni Zelanda, 14.4 oranıyla beşinci sırada Lüksemburg, 13.6 oranıyla altıncı sırada Güney Kore, 12.3 oranıyla yedinci sırada İzlanda, 11.6 oranıyla sekizinci sırada İrlanda, 10.5 oranıyla dokuzuncu sırada Çekya ve 9.8 oranıyla onuncu sırada Polonya takip ediyor. Dünya genelinde kişi başı sera kullanım oranının OECD ülkeleri ortalaması ise 10.5 oranıyla Çekya’da kullanılan sera gazı kullanımıyla eşit seviyede kaldığı görülüyor. Böylelikle onuncu sırada bulunan Polonya’dan itibaren sıralanan ülkelerin OECD ortalamasının altında sera gazı tükettiğini söyleyebilmek mümkün.

Son günlerde Avrupa’dan gelen katı atık depolama konularıyla gündeme gelen ülkemizde ise kişi başına düşen sera gazı kullanımının 6.3 oranında olduğu gözlemleniyor. Yirmi yedinci sırada yer alan Türkiye’nin içinde bulunduğu OECD ortalamasından 4.2 oranında daha az sera gazı tükettiği görülüyor. T.C Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın adının 11 Ekim 2021 tarihinde T.C Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı olarak değiştirilmesiyle, küresel ölçekte hızlanan çevre ve iklim krizine dair politikalar üretmek ve uygulamak adına adımlar atan Türkiye’nin endüstriyel fabrika ve üretim merkezleri başta olmak üzere ulaşım araçlarında ve kimi kozmetik ürünlerde yer alan sera gazı kullanımını azaltmaya dönük politikalar üretmesi bekleniyor.

OECD’nin ortaya koyduğu çalışmaya göre dünyada en az kişi başına sera gazı tüketiminin görüldüğü üç ülkeye baktığımızda ise 4.5 oranıyla İsveç, 3.6 oranıyla Kolombiya ve 2.9 oranıyla son sırada yer alan Kosta Rika’nın listede yer aldığı görülüyor. OECD’nin verilerinden anlaşılacağı üzere her ne kadar uluslararası örgütlerin iklim krizine dair yaptırım ve direktifleri az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin üzerine yoğunlaşsa da merkez kapitalist ülkelerin sera gazı kullanımının halen üst seviyelerde olduğu ve dünyada sera gazı kullanımının en yoğun olduğu ülkelerin yine gelişmiş kapitalist ülkeler olduğu göze çarpıyor.

Dünyamızın ve insanlığın geleceği için üretim ve tüketim seçeneklerimiz üzerine yeniden düşünmemiz gerektiği, çevremizin yaşanılabilir ve gelecek kuşaklara aktarılabilir doğasını korumak için daha çok ulusal ve uluslararası bağlayıcı kararların alınması ve bu kararların uygulanmasının denetlenebilmesi gerektiği göze çarpıyor.

Kaynakça:

Euronews, “Çevre krizi” Haberleri

https://tr.euronews.com/tag/cevre-krizi 

OECD, “Air and GHG Emissions – Greenhouse Gas

https://data.oecd.org/air/air-and-ghg-emissions.htm#indicator-chart 

Ayrıcalıklı Abonelik

Türkiye Raporu’na Abone olarak her ay Türkiye çapında 1500 kişi ile yapılan anket çalışmalarının sonuçlarına ulaşabilirsiniz. Tüm sonuçlar parti, yaş, çalışma ve eğitim kırılımlarıyla beraber raporda yer alır. Aşağıdaki farklı paketleri inceleyerek seçtiğinizi satın alın.

İlgili Gönderiler

ABONELİK PAKETLERİMİZİ İNCELEDİNİZ Mİ?

Size uygun paketi seçin, detaylı anket raporları düzenli olarak e-postanıza gelsin.

İNCELE

Önerilenler

Tekrar hoşgeldiniz!

Hesabınıza aşağıdan giriş yapın

Yeni hesap oluştur!

Kayıt için aşağıdaki formu doldurun

Şifrenizi kurtarın

Şifrenizi sıfırlamak için aşağıda kullanıcı adınızı ya da email adresinizi girin.