Ilgın Özkul
Dünya artan oranda algoritmik süreçlerle donanmaya başladı. Haliyle ‘büyük veri’ ve yapay zekaya olan yönelim ülkelerin savunma ve güvenlik politikalarında da yerini göstermeye başladı. Algoritmalar güvenlik sorunlarına yalnızca teknolojik bir çözüm olarak değil, aynı zamanda güvenlik uygulamalarını süzgeçten geçiren, genişleten, dağıtan ve derinleştiren bir mekanizma olarak karşımıza çıkıyor.
Yapay zekanın askeri hedeflerle güvenlik ve savunma projelerine dahil edilmesi 1988 ve 2020 yılları arasında kişi başına askeri harcaması yaklaşık %87 artan Amerika Birleşik Devletleri tarafından özellikle kullanılan bir durum. ABD ordusu uzun bir süredir, özellikle Orta Doğu ülkeleri üzerinde, drone ve siber güvenlik yazılımlarından oluşan hava saldırıları düzenlemekte. Öne çıkan örnekler arasında ABD’nin 2002’den beri Yemen’deki El-Kaide komutanlarını öldürme, 2007’den beri Somali’deki Eş-Şebab’ı imha etme, 2004’den beri Pakistan’a konuşlanmış El-Kaide ve Taliban liderlerini ortadan kaldırma ve yine 2004’den beri Libya’daki El-Kaide ve IŞİD güçlerini yok etme amaçlı hava saldırıları ve akınlar düzenlemesinden bahsedilebilir. Yapılan vurgunların azami miktara ulaştığı yıllar Yemen için 2017 (125 hava saldırısı), Somali için 2019 (59 hava saldırısı), Pakistan için 2010 (117 hava saldırısı) ve Libya için 2016 (497 hava saldırısı).
Algoritmaların güvenlik endüstrisindeki artan kullanımı güvenlik ve savunmanın insani süreçlerin ötesine geçtiğinin sinyalini veriyor. Fakat bu durum hava saldırılarının insancıl ve etik açıdan sorgulamaya açık bir boyutu olmadığı anlamına gelmiyor. Öyle ki, ABD’nin özellikle 2010 yılında hız kazanmaya başlayan hava saldırıları birçok sivilin ölümü veya yaralanması ile bu ülkelerdeki kazazede sayısının birikmesine sebep oldu. Peki, insan odaklı olmaktan uzaklaşan bu saldırıların sonucunda ortaya çıkan hatalar için kim nasıl sorumlu tutulmalı?
Ölen sivil, çocuk ve yaralanan sayısını kapsayan The Bureau of Investigative Journalism kaynaklarına göre 2004-2020 yılları arasında tahmin edilen toplam kazazede sayısı Afganistan için 4784-11,845, Somali için 1252-1,511, Pakistan için 3,677-5,775 ve son olarak Yemen için 10,888-20,823 arasında. Bütün olarak bakıldığı zaman, 11 Eylül Saldırıları ardından çıkan ABD’nin müdahalede bulunduğu Irak, Afganistan, Yemen, Suriye, Pakistan gibi ülkelerde yaklaşık 387,072 sivilin şiddetli ölümlerle hayatlarını kaybettikleri tahmin ediliyor.
Güvenlikte algoritmalara ve yapay zekaya geçişin insani, ahlaki ve siyasi çıkarımları henüz tartışılıyor. Bu tartışmalara komutanların algoritmalar ile yer değiştirip stratejik karar ve taktik planlamalarına izin verilip verilmeyeceği, silah sistemlerinin özerklik kazanıp kimin öldürülüp öldürülmeyeceğine karar vermelerinin uygun olup olmadığı da dahil.
Kaynakça:
Our World in Data, “Military Spending”
https://ourworldindata.org/military-spending
FDD’s Long War Journal, “US airstrikes in the Long War”
https://www.longwarjournal.org/us-airstrikes-in-the-long-war
Wikipedia, “Civilian casualties from U.S. drone strikes”
https://en.wikipedia.org/wiki/Civilian_casualties_from_U.S._drone_strikes#cite_note-12