2011 yılında Arap Baharı’nın son verdiği Kaddafi rejiminin ardından Libya’da süregelen çatışmalar, 2014’ten bu yana iç savaş halini aldı. Bu durum karşısında 2015 yılında Birleşmiş Milletler Desteğiyle, bugün Türkiye’nin de aralarında bulunduğu Birleşmiş Milletler ülkeleri ve Avrupa Birliği’nin de desteklediği Ulusal Mutabakat Hükümeti Trablus’ta kuruldu. Ancak, General Halife Hafter’in liderliğindeki Temsilciler Meclisi’nin bu hükümeti tanımaması ve devam eden çatışmalar ülkeyi birbirine iki hükümetin çatışma merkezi haline getirdi. Hafter liderliğindeki Libya Ulusal Ordusu’nun Nisan 2019’da Trablus’a doğru ilerleyişi ülkede yeni bir dönem başlattı. 27 Kasım 2019’da Türkiye’nin Trablus ile imzaladığı askeri mutabakat muhtırası Türkiye’nin Libya’ya asker gönderip göndermeyeceği konusu gündemin ana konularından biri haline geldi. 6 Ocak’ta gerçekleştirdiğimiz kamuoyu yoklaması ile halkın Türkiye’nin Libya’daki varlığına bakışını araştırdık. Türkiye’nin siyasi ve demografik yapısını yansıtan katılımcıların %58’i Türkiye’nin Libya’ya asker göndermesini onaylamıyor. Öte yandan, daha önce Fırat Kalkanı Operasyonu ve Barışpınarı Harekatı için benzer katılımcı gruplarının onayı %75’in üstündeydi. Türk askerinin Suriye’de üstlendiği rol hem Türkiye’nin güneydoğu sınırında YPG’nin güçlenmesine engel oluşuyla hem de sınır güvenliği sebebiyle kabul görmüştü. Libya’da ise doğrudan böyle bir etkinin olmaması çoğunluğun gözünde sınır ötesi operasyonları kabul edilemez hale getiriyor.
AK Parti seçmeninin %57’sinin Türkiye’nin Libya’ya asker göndermesi gerektiğini ifade ettiği araştırmada diğer partilerin seçmen gruplarının tümünde “göndermemeli” ifadesi baskın yanıt olarak karşımıza çıkıyor. MHP seçmeninin %40,3’ünün onay verdiği operasyonlara %45’in itiraz etmesi, Cumhur İttifakı’nın ortak karar mekanizmasının tabana yayılmadığını gösteriyor. HDP seçmeni ise %92,9’unun verdiği olumsuz yanıt ile kendi içinde en yüksek uzlaşmaya sahip olan grup. Yaş gruplarına göre ise operasyon en düşük desteği 35-54 yaş arasından alıyor.
Toplumun gözünde Türkiye’nin oynaması gereken uluslararası rolü anlamak adına araştırma katılımcılarına ayrıca iki ifade sunularak hangisine katıldıkları soruldu. Her dört katılımcıdan üçü “Türkiye bölge ülkelerdeki çatışmalarda taraf seçmemeli ve arabuluculuk görevi üstlenmelidir” ifadesine katıldı. “Türkiye bölge ülkelerdeki çatışmalarda bir taraf seçerek, o tarafın kazanmasını askeri ve siyasi olarak desteklemelidir” ifadesine katılanların oranı ise %14,5 seviyesinde kaldı. Libya’ya asker gönderimine ilişkin görüşlerle birlikte okunduğunda araştırma, Türkiye’nin bölgede yaşanan anlaşmazlıklarda taraf olmasının halk tarafından desteklenmediği ortaya çıkıyor. Türkiye’nin Libya’daki varlığına en yüksek onayı veren AK Parti seçmeninde dahi %61,8 Türkiye’nin taraf olmasındansa arabulucu olmasını tercih ediyor.

