Yayınlanan araştırma sonuçları İstanbul Ekonomi Araştırma tarafından, 1-4 Temmuz 2022 tarihlerinde Türkiye çapında 12 ilde 1500 kişi ile yapılan anket çalışmasının sonucudur.
Antalya’da Akdeniz Üniversitesi yerleşkesindeki Kredi ve Yurtlar Kurumu’na (KYK) bağlı yurtlarda kırk gün içerisinde üç öğrenci şüpheli şekilde yaşamını yitirdi. Halil Gülcan 11 Mayısta, Emre Kandemir 21 Mayısta, Muhammed Kaya ise 10 Haziranda yüksekten düşerek hayatlarını kaybettiler. Ölümler, intihar olarak kayda geçerken gözler Akdeniz’e çevrildi. Arka arkaya yaşanan öğrenci ölümleri sosyal medyada da #AkdenizdeNelerOluyor etiketiyle gündeme oturdu.
Peki öğrenci ölümlerinde yurt idaresinin bir ihmali mi söz konusu? Yoksa öğrenciler gerçekten intihar etmeyi mi seçtiler? Ölümlerin arka arkaya gerçekleşmesinin sebepleri neler? Konuya ilişkin pek çok iddia mevcut. Bu iddialardan en güçlü olanı ise öğrencilerin ölüme sürüklenmesinde yurtlarda artan dini baskının rol oynaması. İddiaya göre KYK yurtları, Gençlik ve Spor Bakanlığı’na bağlı gibi görünse de yurtların işleyişinde cemaat yapılanması oldukça etkili. Yurtlardaki temizlik görevlileri, aşçılar, güvenlik görevlileri gibi birçok personelin Menzil cemaati gibi dini cemaatlere bağlı olduğu ve öğrencilere namaz kılmak, dini sohbetlere katılmak ve Kur’an okumak konusunda baskı yaptıkları düşünülüyor. Biz de Türkiye Raporu olarak Temmuz ayı ikinci raporumuz için katılımcılarımıza KYK yurtlarındaki öğrenci ölümlerini sorduk.
Katılımcılara KYK yurtlarında yaşanan şüpheli öğrenci ölümlerinin sebebini sorduğumuzda %40 ile çoğunluk ölümlerin toplumsal bir soruna dayanmadığını, öğrencilerin kişisel sorunlarından kaynakladığını belirtti. Devlet yurtlarındaki olumsuz yaşam koşullarını birincil sebep olarak değerlendirenlerin oranı %22 oldu.
Cinsiyet gruplarını incelediğimiz zaman, iki cinsiyet grubunda da çoğunluk devlet yurtlarında yaşanan şüpheli öğrenci ölümlerinin sebebinin öğrencilerin kişisel sorunları olduğunu düşünüyor. Kadınlarda bu oran %44 ile erkeklerden 8 puan daha yüksek. Öte yandan, erkek katılımcıların yaklaşık %21’i öğrenci ölümlerinin başlıca sebebinin devlet yurtlarında artan dini baskı olduğu görüşünde. Kadınlarda ise bu görüşü paylaşanların oranı %15.
Yaş gruplarını incelediğimiz zaman ise öğrencilerin kişisel sorunlarından kaynaklandığını düşünenlerin oranının en yüksek olduğu grup şaşırtıcı biçimde %46 ile 18-24 yaş grubu. Bunun yanında, devlet yurtlarındaki olumsuz yaşam koşullarından kaynaklandığını düşünenlerin de en yüksek olduğu yaş grupları %27 ile 18-24 ve +65 yaş grupları. En büyük yaş grubu, devlet yurtlarında artan dini baskıdan kaynaklandığını düşünenlerin de %26 ile başı çektiği grup.
Seçmen gruplarına baktığımız zaman ise Cumhur İttifakı parti seçmenleri şüpheli öğrenci ölümlerini öğrencilerin kişisel sorunlarına bağlıyor. AK Parti ve MHP seçmen gruplarında bu görüşte olanların oranı %50’nin üzerinde. Muhalif seçmenlerde ise öğrenci ölümlerinin sebebi konusunda iki görüş hâkim: devlet yurtlarındaki olumsuz yaşam koşulları ve yurtlarda artan dini baskı.
Eğitim düzeyleri gruplarına baktığımızda ise eğitim seviyesi arttıkça “Devlet yurtlarında artan dini baskı” seçeneğini tercih edenlerin oranı da artıyor.